Hayatı mimarlık olan insanlardan tiskiniyorum. Şimdi bu itirafım sonrasında kafamı meşgul eden konularla burayı dolduracağım. Mimarlık mezunu biri ve işini çok seviyor, işini sevdiğini yada mimarlığa olan saygısını ancak sürekli mimarlıktan bahsederek, beğendiği yapıları zırt pırt paylaşarak yada bir çok mimarın yaptığı gibi sosyal medya mecralardan kendini tamamen çekip mimarlığı öne sürerek gösteriyor. Bunu yaparken 'hayatım bu, bu işi seviyorum" gibi düşünceleri var. Senin de öyle düşünmeni istiyor belki de. Sonuç olarak bana hissettirdiği durum ise kasıntı bir şahıs. Bu kadar. Samimiyetsiz mesafeli...
Belki size bağlantısız gelecektir belki ama samimi görünmeye çalışan profesyonellik durumu da benzer zihinlerin ürünü gibi geliyor bana. İnanılmaz sinir olduğum influcer tipler var mesela.. inanılmaz samimi ve bizden biri gibi görünüp ürünleri çat çat çat linkleyip duran. Ve aslında durum şu ki bu linklemeler de aramızdaki samimi ilişkinin ürünü, "Herkes yine çok merak etti. Kazağım çok soruldu. Geceliklerime bayılmışsınız... Bakın camları neyle sildim. Saçımı neyle şekillendirdim..." sonuç olarak bu profesyonel bir satıcı değil de nedir? Kapıya gelip biri diş macunu, temizlik bezi yada elektrik süpürgesi satmaya çalışan insanlarla zırt pırt link atan ekranı kaydırın diyen insan arasında çok da bir fark yok sanki..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder